Ama babaları Yakub: "Hayır, hayır! Korkarım yine nefisleriniz sizi olumsuz bir işe sürükleyip ayağınızı kaydırmıştır. Ne yapayım? Bu hale karşı sükunet ve ümit içinde sabretmekten başka yapacak şey yok! Ümidim var ki Allah bütün kaybettiklerimi bana lütfedecektir. Çünkü O alimdir, hakimdir (benim de onların da hallerini bilir ve beni elbette hikmetini ortaya koymak için, bu imtihana tabi tutmuştur)."
| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | kale | dedi | قول |
| 2 | bel | herhalde | |
| 3 | sevvelet | süsledi | سول |
| 4 | lekum | size | |
| 5 | enfusukum | nefisleriniz | نفس |
| 6 | emran | bir işi | امر |
| 7 | fesabrun | artık sabretmek gerek | صبر |
| 8 | cemilun | güzelce | جمل |
| 9 | asa | belki de | عسي |
| 10 | llahu | Allah | |
| 11 | en | ||
| 12 | ye'tieni | bana getirir | اتي |
| 13 | bihim | onların | |
| 14 | cemian | hepsini | جمع |
| 15 | innehu | çünkü o | |
| 16 | huve | O | |
| 17 | l-alimu | bilendir | علم |
| 18 | l-hakimu | herşeyi hikmetle yapandır | حكم |