(28-29) Gün gelir, onların hepsini bir araya toplayıp sonra Allah'a şirk koşanlara: "Siz de, taptığınız şerikleriniz de yerlerinize!" deriz. Artık onları putlarından tamamen ayırmışızdır. Şerikleri: "Siz dünyada bize tapmıyordunuz. Allah da üzerimizde şahittir ki sizin bize taptığınızdan hiç mi hiç haberimiz yoktu!" derler.
| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | ve yevme | ve o gün | يوم |
| 2 | nehşuruhum | onları biraraya toplarız | حشر |
| 3 | cemian | tümünü | جمع |
| 4 | summe | sonra | |
| 5 | nekulu | deriz | قول |
| 6 | lillezine | kimselere | |
| 7 | eşraku | ortak koşan(lara) | شرك |
| 8 | mekanekum | (haydi) yerlerinize! | كون |
| 9 | entum | siz | |
| 10 | ve şuraka'ukum | ve ortak koştuklarınız | شرك |
| 11 | fezeyyelna | böylece ayırırız | زيل |
| 12 | beynehum | onları birbirlerinden | بين |
| 13 | ve kale | ve (şöyle) derler | قول |
| 14 | şuraka'uhum | koştukları ortaklar | شرك |
| 15 | ma | ||
| 16 | kuntum | siz değildiniz | كون |
| 17 | iyyana | bize | |
| 18 | tea'budune | ibadet ediyor | عبد |