Rahman ve rahim olan Allah'ın adıyla
Bismillahir rahmanir rahim.
Onlar ki satın alırken haklarını tam olarak alırlar.
Ellezine izektalu alen nasi yestevfun.
Fakat kendileri başkalarına satar, ölçüp tartarken eksik yapar, hile karıştırırlar.
Ve iza kaluhum ev vezenuhum yuhsirun.
(4-6) Sahi onlar, o en mühim günde, yani bütün insanların Rabbülalemin'in divanında duracakları günde, diriltilip toplanacaklarını düşünmezler mi?
Ela yezunnu ulaike ennehum meb'usun.
(4-6) Sahi onlar, o en mühim günde, yani bütün insanların Rabbülalemin'in divanında duracakları günde, diriltilip toplanacaklarını düşünmezler mi?
Li yevmin azim.
(4-6) Sahi onlar, o en mühim günde, yani bütün insanların Rabbülalemin'in divanında duracakları günde, diriltilip toplanacaklarını düşünmezler mi?
Yevme yekumun nasu li rabbil alemin.
Hayır! Hileye sapmayın, ahireti inkar etmeyin! Doğrusu, yoldan sapan kafirlerin hesap defterleri Siccin'dedir.
Kella inne kitabel fuccari le fi siccin.
Siccin kafirlerin yaptıkları işlerin kaydedildiği defterdir.
Kitabun merkum.
Hakkı yalan sayanların o gün, vay hallerine!
Veylun yevmeizin lil mukezzibin.
Hesap vermeyi yalan sayanların vay hallerine!
Ellezine yukezzibune bi yevmiddin.
Buna "yalan" diyenler, ancak zalimler, azgınlar, günaha dadananlardır.
Ve ma yukezzıbu bihi illa kullu mu'tedin esim.
Kendilerine ayetlerimiz okunduğunda: "Bunlar, eski devirde yaşamış insanların masalları!" diyenlerdir.
İza tutla aleyhi ayatuna kale esatirul evvelin.
Hayır! Gerçek öyle değil! Onların yapageldikleri kötü işler, gitgide kalplerini paslandırmıştır. (onun için ahireti inkar ederler.)
Kella bel rane ala kulubihim ma kanu yeksibun.
Hayır! Hayır! Bu, cezasız kalmayacak. Onlar, o gün Rab'lerini görmekten mahrum kalacaklardır.
Kella innehum an rabbihim yevmeizin le mahcubun.
Peşinden de elbette cehenneme gireceklerdir.
Summe innehum le salul cahim.
Sonra kendilerine: "İşte size yalan saydığınız cehennem!" denilir.
Summe yukalu hazellezi kuntum bihi tukezzibun.
Fakat hayırlı insanların hesap defterleri "illiyyun"dadır.
Kella inne kitabel ebrari lefi illiyyin.
İlliyyun, müminlerin yaptıkları işlerin kaydedildiği defterdir.
Kitabun merkum.
İşte o hayırlı insanlar, naim cennetlerindedir.
İnnel ebrare le fi naim.
Koltuklarına kurulup neşe ile etrafa bakınırlar.
Alel eraiki yenzurun.
Sen onlara bakınca yüzlerinde, cennet nimetlerinin verdiği sevinci okursun.
Ta'rifu fi vucuhihim nadraten naim.
Kendilerine ağzı mühürlü saf şarap şişelerinden şarap ikram edilir.
Yuskavne min rahikın mahtum.
Hitamı misktir, içildiğinde sonu mis gibi kokar. İşte yarışacaklarsa insanlar, bu cennet devletine konmak için yarışsınlar!
Hitamuhu misk. ve fi zalike fel yetenafesil mutenafisun.
Tesnim de, Allah'a yakın olanların içecekleri bir kaynaktır.
Aynen yeşrebu bihel mukarrabun.
Cürümlere, suçlara batanlar dünyada iken, müminlerle alay edip onlara gülerlerdi.
İnnellezine ecremu kanu minellezine amenu yadhakun.
Yanlarından geçerken kaş göz hareketleriyle onları küçümserlerdi.
Ve iza merru bihim yetegamezune.
Ailelerine döndüklerinde yaptıkları bu işlerle övünüp eğlenirlerdi.
Ve izenkalebu ila ehlihimunkalebu fekihin.
Onları gördükleri zaman: "Şunlar kaçık insanlar, anormal tipler!" derlerdi.
Ve iza reevhum kalu inne haulai ledallun.
Hoş bunları müminlere gözcü tayin eden de yoktu ya! (Fuzuli bir tarzda, kendi kendilerinde öyle bir yetki görürlerdi).
Ve ma ursilu aleyhim hafızin.
İşte bu gün de, müminler kafirlerin üstüne gülerler.
Felyevmellezine amenu minel kuffarı yadhakun.
(35-36) Koltuklarına kurulurlar. "Kafirler yaptıklarının cezasını buldular mı?" diye bakınırlar.
Alel eraiki yanzurun.
(35-36) Koltuklarına kurulurlar. "Kafirler yaptıklarının cezasını buldular mı?" diye bakınırlar.
Hel suvvibel kuffaru ma kanu yef'alun.