(116-118) Hem Allah Teala: "Ey Meryem oğlu İsa!" Sen mi insanlara "Beni ve annemi Allah'tan başka iki tanrı edinin" dedin? sorguladığı vakit o şöyle diyecek: "Haşa! Sen şerikden ve her noksandan münezzehsin Ya Rabbi! Hakkım olmayan bir şeyi söylemem doğru olmaz, bana yakışmaz." "Hem söylediysem malumundur elbet. Benim varlığımda olan her şeyi Sen bilirsin, ama ben Sen'in Zatında olanı bilemem. Bütün gaybleri hakkıyla bilen ancak Sen'sin." "Sen ne emrettinse ben onlara, bundan başka bir şey söylemedim. Dediğim hep şu idi: "Rabbim ve Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin." "Ya Rabbi! Ben aralarında olduğum müddetçe onları kolladım. Fakat vakta ki Sen beni aralarından tutup aldın, onları görüp denetleyen yalnız Sen kaldın. Sen gerçekten her zaman, her şeye hakkıyla şahitsin. Eğer onları cezalandırırsan, şüphe yok ki onlar Sen'in kullarındır. Onları affedersen, aziz-u hakim (üstün kudret, tam hüküm ve hikmet sahibi) ancak Sen'sin."
| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | ma | ||
| 2 | kultu | ben söylemedim | قول |
| 3 | lehum | onlara | |
| 4 | illa | başka | |
| 5 | ma | şeyden | |
| 6 | emerteni | bana emrettiğin | امر |
| 7 | bihi | onu | |
| 8 | eni | ||
| 9 | a'budu | kulluk edin | عبد |
| 10 | llahe | Allah'a | |
| 11 | rabbi | benim Rabbim | ربب |
| 12 | ve rabbekum | ve sizin Rabbiniz olan | ربب |
| 13 | ve kuntu | idim | كون |
| 14 | aleyhim | onlar üzerine | |
| 15 | şehiden | şahid | شهد |
| 16 | ma | ||
| 17 | dumtu | olduğum sürece | دوم |
| 18 | fihim | onların içinde | |
| 19 | felemma | fakat | |
| 20 | teveffeyteni | sen beni vefat ettirince | وفي |
| 21 | kunte | sen oldun | كون |
| 22 | ente | sen | |
| 23 | r-rakibe | gözetleyen | رقب |
| 24 | aleyhim | onları | |
| 25 | ve ente | ve sen | |
| 26 | ala | üzerine | |
| 27 | kulli | her | كلل |
| 28 | şey'in | şey | شيا |
| 29 | şehidun | şahitsin | شهد |