Suat Yıldırım - Kuran-ı Kerim ve Meali

Tekrar yola devam ettiler. Nihayet bir şehre varıp o şehir halkından yiyecek istediler, ama ahali bunları misafir etmemekte diretti. Bu sırada (Hızır) orada yıkılmaya yüz tutmuş bir duvar görür görmez onu düzeltiverdi. Musa: "İsteseydin" dedi, "elbette buna karşı iyi bir ücret alabilirdin."

فَانْطَلَقَا۠ حَتّٰٓى اِذَٓا اَتَيَٓا اَهْلَ قَرْيَةٍۨ اسْتَطْعَمَٓا اَهْلَهَا فَاَبَوْا اَنْ يُضَيِّفُوهُمَا فَوَجَدَا ف۪يهَا جِدَاراً يُر۪يدُ اَنْ يَنْقَضَّ فَاَقَامَهُۜ قَالَ لَوْ شِئْتَ لَتَّخَذْتَ عَلَيْهِ اَجْراً
Fentaleka, hatta iza eteya ehle karyetin istat'ama ehleha fe ebev en yudayyifuhuma fe veceda fiha cidaren yuridu en yenkadda fe ekameh, kale lev şi'te lettehazte aleyhi ecra.
#kelimeanlamkök
1fentalekayine yürüdülerطلق
2hattanihayet
3iza
4eteyavardıklarındaاتي
5ehlehalkınaاهل
6karyetinbir kentقري
7stet'amayemek istedilerطعم
8ehlehaoranın halkındanاهل
9feebevfakat kaçındılarابي
10en
11yudeyyifuhumaonları konuklamaktanضيف
12fevecedaderken buldularوجد
13fihaorada
14cidaranbir duvarجدر
15yuriduyüz tutanرود
16en
17yenkaddeyıkılmağaقضض
18feekamehuhemen onu doğrulttuقوم
19kale(Musa) dedi kiقول
20leveğer
21şi'teisteseydinشيا
22lattehaztealırdınاخذ
23aleyhibuna karşılık
24ecranbir ücretاجر