Suat Yıldırım - Kuran-ı Kerim ve Meali

(63-64) Salih: "Ey benim halkım!" dedi, "Şimdi söyleyin bakayım: Şayet ben Rabbimden gelen kesin delile dayanıyorsam ve O bana tarafından bir nübüvvet lütfetmişse? Peki bu durumda ben kalkıp Allah'a isyan edersem, O'nun cezasından kim beni kurtarabilir? Sizin bana hiçbir faydanız olamaz, olsa olsa ziyanımı artırırsınız. Hem Ey halkım! İşte size mucize olarak Allah'ın devesi! Bırakın onu Allah'ın mülkünde yayılsın, yesin içsin. Sakın kötü bir maksatla ona el sürmeyin, yoksa çok geçmez sizi bir azap kıstırıverir."

وَيَا قَوْمِ هٰذِه۪ نَاقَةُ اللّٰهِ لَكُمْ اٰيَةً فَذَرُوهَا تَأْكُلْ ف۪ٓي اَرْضِ اللّٰهِ وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُٓوءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابٌ قَر۪يبٌ
Ve ya kavmi hazihi nakatullahi lekum ayeten fe zeruha te'kul fi ardıllahi ve la temessuha bi suin fe ye'huzekum azabun karib.
#kelimeanlamkök
1ve ya kavmikavmimقوم
2hazihişu
3nakatudişi devesiنوق
4llahiAllah'ın
5lekumsizin için
6ayetenbir mucizedirايي
7fezeruhaonu bırakınوذر
8te'kulotlasınاكل
9fi
10erditoprağındaارض
11llahiAllah'ın
12ve la
13temessuhaona dokundurmayınمسس
14bisu'inbir kötülükسوا
15feye'huzekumyoksa sizi yakalarاخذ
16azabunbir azapعذب
17karibunyakınقرب