(54-56) "Galiba tanrılarımızdan biri seni pek fena çarpmış!" demekten başka bir şey söyleyemeyiz. Hud dedi ki: "Ben Allah'ı şahit tutuyorum, siz de şahid olun ki: ben sizin Allah'a şerik koştuklarınızdan hiç birini tanımıyorum. Artık hepiniz toplanın, bana istediğiniz tuzağı kurun, hiç göz açtırmayın, hiç süre tanımayın. Ben benim de, sizin de Rabbiniz olan Allah'a dayanıp güvendim. Hiç bir canlı yoktur ki mukadderatı O'nun elinde olmasın. Rabbim elbette tam istikamet üzeredir."
| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | inni | şüphesiz ben | |
| 2 | tevekkeltu | güvendim | وكل |
| 3 | ala | ||
| 4 | llahi | Allah'a | |
| 5 | rabbi | benim Rabbim | ربب |
| 6 | ve rabbikum | ve sizin Rabbiniz olan | ربب |
| 7 | ma | yoktur | |
| 8 | min | hiçbir | |
| 9 | dabbetin | canlı | دبب |
| 10 | illa | ki | |
| 11 | huve | O'nun (Allah) | |
| 12 | ahizun | tutmadığı | اخذ |
| 13 | binasiyetiha | onun perçeminden | نصي |
| 14 | inne | şüphesiz | |
| 15 | rabbi | Rabbim | ربب |
| 16 | ala | üzeredir | |
| 17 | siratin | yol | صرط |
| 18 | mustekimin | doğru | قوم |