Münafıklar şöyle seslenirler: "Biz de sizinle beraber değil miydik?" Müminler cevap verirler: "Evet, beraberdiniz, fakat siz kendi canınızı yaktınız, müminlere hep felaket gelmesini gözleyip durdunuz, şüphelere düştünüz, sizi birtakım kuruntular oyaladı. Bir de baktınız ki emr-i Hak gelmiş. Böylece o dessas, çok aldatıcı şeytan sizi Allah'ın affı ve keremi ile aldattı."
| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | yunadunehum | onlara seslenirler | ندو |
| 2 | elem | ||
| 3 | nekun | değil miydik? | كون |
| 4 | meakum | sizinle beraber | |
| 5 | kalu | derler ki | قول |
| 6 | bela | evet | |
| 7 | velakinnekum | ama siz | |
| 8 | fetentum | kötülük ettiniz | فتن |
| 9 | enfusekum | kendi canlarınıza | نفس |
| 10 | ve terabbestum | ve beklediniz | ربص |
| 11 | vertebtum | ve kuşkulandınız | ريب |
| 12 | ve garratkumu | ve sizi aldattı | غرر |
| 13 | l-emaniyyu | kuruntular | مني |
| 14 | hatta | kadar | |
| 15 | ca'e | gelinceye | جيا |
| 16 | emru | emri (ölüm) | امر |
| 17 | llahi | Allah'ın | |
| 18 | ve garrakum | ve sizi aldattı | غرر |
| 19 | billahi | Allah(ın affı) ile | |
| 20 | l-garuru | çok aldatıcı (şeytan) | غرر |