Hem onları Rab'lerinin huzuruna getirilip hesap meydanında durduruldukları zaman bir görsen! Hak Teala: "Nasıl, diyecek, şu gördüğünüz diriliş gerçek değil miymiş?" Onlar da: "Evet, Rabbimiz hakkı için gerçekmiş!" diyecekler. Allah Teala buyuracak: "Öyle ise, kafirliğinizden ötürü şimdi tadın azabı!"
| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | velev | ve eğer | |
| 2 | tera | (onları) bir görsen | راي |
| 3 | iz | iken | |
| 4 | vukifu | durdurulmuş | وقف |
| 5 | ala | huzurunda | |
| 6 | rabbihim | Rablerinin | ربب |
| 7 | kale | dedi | قول |
| 8 | eleyse | değil miymiş? | ليس |
| 9 | haza | bu | |
| 10 | bil-hakki | gerçek | حقق |
| 11 | kalu | dediler ki | قول |
| 12 | bela | evet gerçektir | |
| 13 | verabbina | Rabbimiz hakkı için | ربب |
| 14 | kale | dedi | قول |
| 15 | fezuku | öyle ise tadın | ذوق |
| 16 | l-azabe | azabı | عذب |
| 17 | bima | dolayı | |
| 18 | kuntum | ettiğinizden | كون |
| 19 | tekfurune | inkar | كفر |