Rahman ve rahim olan Allah'ın adıyla
Bismillahir rahmanir rahim.
(4-5) Tıpkı kahrolası Ashab-ı uhdud'un, o tutuşturulmuş ateşle dolu hendeği hazırlayanların mel'un oldukları gibi...
Kutile ashabul uhdud.
(4-5) Tıpkı kahrolası Ashab-ı uhdud'un, o tutuşturulmuş ateşle dolu hendeği hazırlayanların mel'un oldukları gibi...
Ennari zatil vekud.
(6-7) Hani onlar ateşin başında oturur, müminlere yaptıklarını acımasızca seyrederlerdi.
İzhum aleyha kuud.
(6-7) Hani onlar ateşin başında oturur, müminlere yaptıklarını acımasızca seyrederlerdi.
Ve hum ala ma yef'alune bil mu'minine şuhud.
(8-9) Onların müminlere bu işkenceyi yapmalarının tek sebebi, müminlerin göklerin ve yerin tek hakimi, aziz ve hamid (mutlak galip ve bütün övgülere layık) olan Allah'a iman etmeleri idi. Allah her şeye şahittir.
Ve ma nekamu minhum illa en yu'minu billahil azizil hamid.
(8-9) Onların müminlere bu işkenceyi yapmalarının tek sebebi, müminlerin göklerin ve yerin tek hakimi, aziz ve hamid (mutlak galip ve bütün övgülere layık) olan Allah'a iman etmeleri idi. Allah her şeye şahittir.
Ellezi lehu mulkus semavati vel ard, vallahu ala kulli şey'in şehid.
Mümin erkeklere ve mümin kadınlara işkence edip de, sonra tövbe etmeyenler var ya. İşte onlara cehennem azabı var, yangın azabı var.
İnnellezine fetenul mu'minine vel mu'minati summe lem yetubu fe lehum azabu cehenneme ve lehum azabul harik.
İman edip makbul ve güzel işler yapanlara ise, içinden ırmaklar akan cennetler var. İşte en büyük başarı, en büyük mutluluk budur!
İnnellezine amenu ve amilus salihati lehum cennatun tecri min tahtihel enhar, zalikel fevzul kebir.
Senin Rabbinin darbesi çok müthiştir.
İnne batşe rabbike le şedid.
O ilkin yaratır, sonra öldürüp tekrar diriltir.
İnnehu huve yubdiu ve yuid.
O gafurdur (mağfireti boldur), veduddur (kullarını sever, onlar tarafından da sevilir).
Ve huvel gafurul vedud.
(17-18) Nitekim o orduların, Firavun ve Semud milletlerinin başlarına gelenleri mutlaka öğrenmişsindir.
Hel etake hadisul cunud.
(17-18) Nitekim o orduların, Firavun ve Semud milletlerinin başlarına gelenleri mutlaka öğrenmişsindir.
Fir'avne ve semud.
Fakat kafirler yine de dini yalan saymaya devam ediyorlar.
Belillezine keferu fi tekzib.
Ama ne yaparlarsa yapsınlar, Allah'ın hükmünden kaçamazlar. Zira Allah, ilmi ve kudretiyle onları, arkalarından kuşatmıştır.
Vallahu min veraihim muhit.
(21-22) Hayır, hayır! Kur'an onların iddia ettikleri gibi beşer sözü değildir. O, Levh-i Mahfuzda olan pek şerefli bir Kur'an'dır.
Bel huve kur'anun mecid.
(21-22) Hayır, hayır! Kur'an onların iddia ettikleri gibi beşer sözü değildir. O, Levh-i Mahfuzda olan pek şerefli bir Kur'an'dır.
Fi levhın mahfuz.