Hem bir vakit biz o dağı bir gölgelik gibi İsrailoğullarının başlarının üstüne kaldırmıştık da onlar, dağın üzerlerine düşeceğini sanmışlardı. O zaman demiştik ki: Size verdiğimiz bu kitab'a ciddiyetle sarılın ve içindeki gerçekleri düşünüp hiç hatırınızdan çıkarmayın ki Allah'ı sayıp kötülüklerden sakınasınız.
| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | ve iz | hani | |
| 2 | netekna | kaldırmıştık | نتق |
| 3 | l-cebele | dağı | جبل |
| 4 | fevkahum | üzerlerine | فوق |
| 5 | keennehu | sanki gibi | |
| 6 | zulletun | bir gölge | ظلل |
| 7 | ve zennu | ve sanmışlardı | ظنن |
| 8 | ennehu | onlar şüphesiz | |
| 9 | vakiun | üstlerine düşecek | وقع |
| 10 | bihim | onların | |
| 11 | huzu | tutun | اخذ |
| 12 | ma | şeyi (Kitabı) | |
| 13 | ateynakum | size verdiğim | اتي |
| 14 | bikuvvetin | kuvvetle | قوي |
| 15 | vezkuru | ve hatırlayın | ذكر |
| 16 | ma | olanı | |
| 17 | fihi | içinde | |
| 18 | leallekum | belki | |
| 19 | tettekune | korunursunuz | وقي |