Suat Yıldırım - Kuran-ı Kerim ve Meali

Hani onlardan bir cemaat: "Allah'ın yerle bir edeceği veya şiddetli bir felaket göndereceği şu güruha ne diye boşuna öğüt verip duruyorsunuz?" demişti. O salih kişiler de: "Rabbinize mazeret arz edebilmek için! Bir de ne bilirsiniz, olur ki Allah'a karşı gelmekten nihayet sakınırlar ümidiyle öğüt veriyoruz." diye cevap verdiler.

وَاِذْ قَالَتْ اُمَّةٌ مِنْهُمْ لِمَ تَعِظُونَ قَوْماًۙۨ اللّٰهُ مُهْلِكُهُمْ اَوْ مُعَذِّبُهُمْ عَذَاباً شَد۪يداًۜ قَالُوا مَعْذِرَةً اِلٰى رَبِّكُمْ وَلَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ
Ve iz kalet ummetun minhum lime teizune kavmenillahu muhlikuhum ev muazzibuhum azaben şedida, kalu ma'zireten ila rabbikum ve leallehum yettekun.
#kelimeanlamkök
1ve izartık
2kaletdediقول
3ummetunbir toplulukامم
4minhumiçlerinden
5limeniçin?
6teizuneöğüt veriyorsunuzوعظ
7kavmenbir kavmeقوم
8llahuAllah'ın
9muhlikuhumhelak edeceğiهلك
10evyahut
11muazzibuhumazabedeceğiعذب
12azabenbir azaplaعذب
13şedidenşiddetliشدد
14kaludediler kiقول
15mea'ziratenma'zeret içinعذر
16ila
17rabbikumRabbinizeربب
18veleallehumve belki
19yettekunekorunurlar (diye)وقي