(123-124) Firavun dedi ki: "Demek siz, benden izin almadan ona iman ettiniz ha! Şüphe yok ki bu, yerli olan kıbti ahaliyi yurtlarından sürmek için, sizin şehirde beraberce planladığınız gizli bir oyundur. Ama yakında bileceksiniz başınıza gelecekleri! Evet, ellerinizi ve ayaklarınızı, değişik taraflardan olarak keseceğim, sonra da hepinizi toptan asacağım!"
| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | kale | dedi | قول |
| 2 | fir'avnu | Fir'avn | |
| 3 | amentum | inandınız mı? | امن |
| 4 | bihi | ona | |
| 5 | kable | önce | قبل |
| 6 | en | ||
| 7 | azene | ben izin vermeden | اذن |
| 8 | lekum | size | |
| 9 | inne | muhakkak ki | |
| 10 | haza | bu | |
| 11 | lemekrun | bir tuzaktır | مكر |
| 12 | mekertumuhu | kurduğunuz | مكر |
| 13 | fi | ||
| 14 | l-medineti | şehirde | مدن |
| 15 | lituhricu | çıkarmak için | خرج |
| 16 | minha | oradan | |
| 17 | ehleha | halkını | اهل |
| 18 | fesevfe | ama yakında | |
| 19 | tea'lemune | bileceksiniz | علم |