Suat Yıldırım - Kuran-ı Kerim ve Meali

Gerçekten Allah, kendi içlerinden birini, onlara ayetlerini okuması, Onları her türlü kötülüklerden arındırması, Kendilerine kitap ve hikmeti öğretmesi için resul yapmakla, müminlere büyük bir lütuf ve inayette bulunmuştur. Halbuki daha önce onlar besbelli bir sapıklık içinde idiler.

لَقَدْ مَنَّ اللّٰهُ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ اِذْ بَعَثَ ف۪يهِمْ رَسُولاً مِنْ اَنْفُسِهِمْ يَتْلُوا عَلَيْهِمْ اٰيَاتِه۪ وَيُزَكّ۪يهِمْ وَيُعَلِّمُهُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَۚ وَاِنْ كَانُوا مِنْ قَبْلُ لَف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ
Le kad mennallahu alel mu'minine iz bease fihim resulen min enfusihim yetlu aleyhim ayatihi ve yuzekkihim ve yuallimuhumul kitabe vel hikmeh, ve in kanu min kablu le fi dalalin mubin.
#kelimeanlamkök
1lekadandolsun ki
2mennelutufta bulunduمنن
3llahuAllah
4alakarşı
5l-mu'mininemü'minlereامن
6iz
7beasegöndermekleبعث
8fihimkendilerine
9rasulenbir elçiرسل
10min
11enfusihimkendi içlerindenنفس
12yetluokuyanتلو
13aleyhimonlara
14ayatihi(Allah'ın) ayetleriniايي
15ve yuzekkihimve kendilerini yüceltenزكو
16ve yuallimuhumuve kendilerine öğretenعلم
17l-kitabeKitapكتب
18velhikmeteve hikmetiحكم
19vein
20kanubulunuyorlarkenكون
21min
22kabludaha önceقبل
23lefiiçinde
24delalinbir sapıklıkضلل
25mubininaçıkبين