Suat Yıldırım - Kuran-ı Kerim ve Meali

O vakit siz savaş meydanından hızla uzaklaşıyor, Dönüp hiç kimseye bakmıyordunuz. Peygamber ise peşinizden sizi çağırıp duruyordu. Bunun üzerine Allah, keder üzerine keder vererek sizi cezalandırdı. Allah'ın sizi affetmesi, ne elinizden gidene, ne de başınıza gelen felakete esef etmemeniz içindir. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.

اِذْ تُصْعِدُونَ وَلَا تَلْوُ۫نَ عَلٰٓى اَحَدٍ وَالرَّسُولُ يَدْعُوكُمْ ف۪ٓي اُخْرٰيكُمْ فَاَثَابَكُمْ غَماًّ بِغَمٍّ لِكَيْلَا تَحْزَنُوا عَلٰى مَا فَاتَكُمْ وَلَا مَٓا اَصَابَكُمْۜ وَاللّٰهُ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ
İz tus'idune ve la telvune ala ehadin ver resulu yed'ukum fi uhrakum fe esabekum gammen bi gammin li keyla tahzenu ala ma fatekum ve la ma asabekum, vallahu habirun bima ta'melun.
#kelimeanlamkök
1izhani
2tus'iduneboyuna uzaklaşıyordunuzصعد
3ve la
4telvunedönüp bakmıyordunuzلوي
5ala
6ehadinhiç kimseyeاحد
7verrasuluve Elçiرسل
8yed'ukumsizi çağırırkenدعو
9fi
10uhrakumarkanızdanاخر
11feesabekumbundan dolayı size verdiثوب
12gammengamغمم
13bigammingam üstüneغمم
14likeyladiye
15tehzenuüzülmeyesinizحزن
16ala
17maşeye
18fetekumelinizden gidenفوت
19ve lavw
20maşeye
21esabekumbaşınıza gelenصوب
22vallahuAllah
23habirunhaberdardırخبر
24bimaşeylerden
25tea'meluneyaptıklarınız(dan)عمل