سورة العاديات

100. Adiyat suresi

Rahman ve rahim olan Allah'ın adıyla

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

Bismillahir rahmanir rahim.

Gazilerin nefes nefese koşan,

وَالْعَـادِيَاتِ ضَبْـحاًۙ

Vel adiyati dabha.

Koşarken tırnaklarıyla kıvılcımlar saçan,

فَالْمُـورِيَاتِ قَـدْحاًۙ

Fel muriyati kadha.

Sabah erkenden baskın basan,

فَالْمُغ۪يرَاتِ صُبْحاًۙ

Fel mugirati subha.

O esnada tozu dumana katan,

فَاَثَرْنَ بِه۪ نَقْعاًۙ

Fe eserne bihi nak'a.

Derken düşman kuvvetinin ortasına dalan atların hakkı için ki:

فَوَسَطْنَ بِه۪ جَمْعاًۙ

Fe vesatne bihi cem'a.

Gerçekten insan, Rabbine karşı çok nankördür!

اِنَّ الْاِنْسَانَ لِرَبِّه۪ لَكَنُودٌۚ

İnnel insane li rabbihi le kenud.

Kendisi de buna şahittir.

وَاِنَّهُ عَلٰى ذٰلِكَ لَشَه۪يدٌۚ

Ve innehu ala zalike le şehid.

Ondaki mal hırsı pek şiddetlidir.

وَاِنَّهُ لِحُبِّ الْخَيْرِ لَشَد۪يدٌۜ

Ve innehu li hubbil hayri le şedid.

(9-10) Peki o insan, kendisinin ve malının akıbetini hala bilip anlamayacak mı? Kabirlerde olanlar diriltilip dışarı atıldığı zaman, sinelerin içinde bulunan her şey derlenip ortaya konulduğu zaman,

اَفَلَا يَعْلَمُ اِذَا بُعْثِرَ مَا فِي الْقُبُورِۙ

E fe la ya'lemu iza bu'sirama fil kubur.

(9-10) Peki o insan, kendisinin ve malının akıbetini hala bilip anlamayacak mı? Kabirlerde olanlar diriltilip dışarı atıldığı zaman, sinelerin içinde bulunan her şey derlenip ortaya konulduğu zaman,

وَحُصِّلَ مَا فِي الصُّدُورِۙ

Ve hussıle ma fis sudur.

İşte bilhassa o gün, Rab'leri, onların bütün yaptıklarından haberdardır.

اِنَّ رَبَّهُمْ بِهِمْ يَوْمَئِذٍ لَخَب۪يرٌ

İnne rabbehum bihim yevme izin le habir.